20 Mayıs 2009 Çarşamba

The Black Balloon (seyre değer)

Hayatın içinden olmuş bu film. Abartısız olduğu gibi. Ne otistik çocuğu haksız buluyorsun filmde ne kardeşi ne anneyi hepsinin penceresinden bakabiliyorsun hayata. Çoğu filmi tek kahraman üzerine odaklanıp tek kahramana haklılık yada haksızlık payesi vererek seyrederim. kahramanların hepsine odaklandığım filmlerden birisi oldu. Hepsini haklı buldum. Thomas rolundeki Rhys Wakefield oynadığı karekterdeki iniş çıkışları ne güzel vermiş hem sevgiyi hem nefreti hem ümidsizliği bir arada vermek kolay olmasa gerek. Charlie rolundeki Luke Ford sanki bir otistik. O kadar doğal.

2 "yorum yapmam icabetti" diyen.:

adsoy dedi ki...

amerikan bağımsız sinemasından bir örnek heralde. iyice merak ettim :)

Marilyn dedi ki...

Avustralya, İngiltere ortak yapımı. AFI Ödülleri’nde “en iyi yönetmen” ve “en iyi film” ödülü almış bu ilk filmi ile Elissa Down. Otizm hastası iki kardeşini büyüten Elissa Down’ın hayatından izler taşıyor.Bu kadar gerçekçi, bu kadar hayatın içinden olmasının sebeplerinden biriside bu büyük ihtimal.Tavsiye etmeye değer buldum. Seyredin derim :)